Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
"Soframızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu Muhammed sofrasında bizleri bir araya getiren Tarım ve Orman Bakanlığımıza sayın bakan ve ekibine teşekkürlerimi iletiyorum.
Peygamber Efendimizin başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennem azabından kurtuluş olarak müjdelediği Ramazan-ı Şerifinizin mübarek olmasını diliyorum. Tuttuğumuz oruçların, yaptığımız ibadetlerin dilimizdeki duaların tüm müslümanların birliğine, beraberliğine Gazzeli kardeşlerimizin zulümden kurtuluşuna vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.
Buradan cennet vatanımızın her karışında alın teriyle üreten emeğiyle Türk ekonomisine değer katan tüm çiftçi kardeşlerime sizlerin şahsında sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.
Türkiye'nin istikbalini şekillendiren 86 milyon insanımızla birlikte 62 milyon turistin gıdasını karşılayan, alın teri ve yüreğiyle toprağı işleyen insanlık tarihi kadar eski bir mesleği icra eden çiftçi kardeşlerime şükranlarımı sunuyor, ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz destekten dolayı Allah hepinizden razı olsun, yokluğunuzu göstermesin diyorum.
On yıllardır sizlerle yol yürümüş, sizlerin emeğine mücadelesine bizzat şahitlik etmiş bir kardeşinizim. Sizin fedakarlığınızı sadece rızkınızı kazanmak için döktüğünüz terden değil, en sancılı dönemlerdeki memleket sevdanızdan da biliyorum. Kucağındaki 9 aylık bebeğiyle İnebolu'dan aldığı cephaneyi kağnılarla Ankara'ya taşıyan Şerife bacılarımız, Erzurum'un ayazında eline silahını alıp Aziziye tabyasına koşan Nene Hatunlarımız da sizlerdiniz.
İstiklal harbinde vatanımıza uzanan kirli elleri kıranlar sizlerdiniz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ayağa kalkmasına destek olan sizlerdiniz. Vatanın hasta adam dediği bu milletin yeniden tarih sahnesine çıkmasına omuz veren sizlerdiniz. İşte en son 15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanını korumak için en ön safta yer alan yine sizlerdiniz, benim çiftçi kardeşlerimdi.
Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim; çiftçilerimiz nasıl bize, demokrasimiz ve vatanımıza sahip çıktıysa biz de başbakan ve cumhurbaşkanı olarak daima onların yanında olduk. Hükümetlerimiz, üreticilerimizi çiftçilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Devletimizin imkanları yıldan yıla genişledikçe bundan çiftçilerimizin de istifade etmesini sağladık. Meydanlarda ne dediysek hangi sözü verdiysek sizin takdirinizle göreve geldiğimizde vaatlerimizi hayata geçirmek için dört koldan çalıştık.
Ağızlarını her açtıklarında tarıma destek verilmiyor diyenlerin şu rakamları iyi dinlemesini istiyorum. Bakın sadece geçen yıl doğrudan detsek kredi desteği yatırım ödeneği müdahale alımları ihracat destekleri dahil sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buluyor.
2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Güçlü Türkiye'nin yolu güçlü tarımdan geçer inancıyla inşallah sizin yanınızda olacağız.
Cennet vatanımızda 606 çeşit tarım mahsülü yetişiyor. Bunların bir çoğunda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılar durumdayız. Muhalefetin ağzına pelesenk ettiği Türkiye'de tarım bitti iddiasını sadece sektörün gerçekleri değil uluslararası kuruluşlar da yalanlıyor.
Bu raporlara göre Türkiye hasılada Avrupa'da 1'inci, dünyada ise 7'nci sırada yer alıyor. Sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsülünde ise ilk üçteyiz. Çiğ sütte dünyada dokuzuncu, Avrupa'da üçüncü sıradayız. Sığır etinde dünyada ilk onda, Avrupa'da birinciyiz. Tavuk etinde dünyada ilk onda, Avrupa'da ikinciyiz. Yumurtada dünyada yine ilk onda, Avrupa'da zirvedeyiz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa'da ikinci sıradayız.
2002'de 24 buçuk milyar dolar olan tarımsal hasılamızı üç kattan fazla artırarak, 2024 yılında 79,1 milyar dolara yükselttik. Tarımda son 23 yılda yaklaşık 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik.
Sık sık dezenformasyon yapılan bir başka alan olan tohumda ise dünyada ilk on ülke arasındayız. Tam 117 ülkeye tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Tescil ettiğimiz ata tohumları çeşit sayısını 49'a çıkardık. Tüm sıkıntılara, çeşitli zorluklara, iklim krizi kaynaklı olumsuz şartlara rağmen ülkemizi tarımda oldukça iyi bir yere getirdik.
Birileri tüm umutlarını buna bağlasa da Türkiye'de tarım bitmedi, inşallah hiçbir zaman bitmeyecek. Hatta ülkemiz tarım sektöründe daha nica rekorlara imza atacak. Ama biten meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra bunların üzerine sünger çekenlerin hevesleri olacak. Biten benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi diyen elitiz zihniyetin kibri olacak. Biten Eskişehir Mihelgazi Belediye Başkanımıza yaptıkları gibi yazması, örtüsü, çarşafı, fistanı, şalvarıyla Anadolu kadınına tepeden bakanların şişirilmiş egoları olacak. Biten mübarek Ramazan-ı Şeriften bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak.
Bu ülkenin kaptan köşkünde çiftçisini, üreticisini, çobanı kendisine dost ve yoldaş bilen Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe millete parmak sallayan kibir abidelerinin hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek.
Vatandaşımızın sağlıklı, kaliteli, güvenilir gıdaya erişmesi önceliklerimizin başında yer alıyor. Bakanlığımızın sizlerin ürettiği ürünleri vatandaşlara sahtecilikle taklitle satanlara özellikle bunlara karşı sürekli sahada denetim yapıyor. Denetim sonucu gıdada sahtecilik yapanları, vatandaşımızı kandırmaya çalışanları cezalandırdığımız gibi artık anlık olarak da ifşa ediyoruz.
Ayrıca restoranlar kafeler gibi yiyecek içecek hizmeti sunan iş yerlerinde karekod uygulamasını geçen yıldan itibaren zorunlu hale getirdik. Zirai ilaçta da taze sebze ve bunun yanında meyvede hasat öncesi ve sonrasında kalıntı kontrolü denetimlerimizi yapıyoruz. B Reçete adını verdiğimiz yeni uygulamayla artık hangi üründe ne miktarda bitki koruma ürünü kullanılacağı belirlenecek ve satışı ona göre yapılacak.
Bu denetimlerin yanında fahiş fiyatla da mücadelemiz devam ediyor. Ramazanın manevi atmosferine haksız kazanç gölgesi düşürünlere vatandaşımızın sofrasından ekmeğini çalanlara karşı müsamahasız olacağımızın bilinmesini isterim. Fırsatçıların sayısı az olmakla birlikte bu mübarek günlerde indirim yapan işletmelerimizin sayısı da bir hayli fazla.
Hem vatandaşın uygun fiyatla ürün almasını sağlayıp hem de enflasyonla mücadelemize destek olan işletmelerimize buradan teşekkür ediyorum. Yıllardır konuşulan ve 2024'te başladığımız üretim planlamasında 1 yılı geride bıraktık. Planlamayla artık hangi ürünün nerede ne kadar ekileceğini belirliyoruz. Bunu sadece bitkisel üretimde değil hayvancılıkta da hayata geçirdik.
Bunun için özellikle besi ve süt üretim bölgeleri planladık. Yani destek modelimiz kapsamında hayvancılık desteklerini ödemesini geçtiğimiz sene yapmıştık. Şimdi de bitkisel üretim yapanların destek ödemelerine başlıyoruz. 6 Mart'tan itibaren 1 ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız.
Kuraklığa dayanıklı ve besin değeri yüksek tuz şalısını da meralarımıza ulaştırıyoruz. İnşallah bunu bütün mera alanlarında en kısa zamanda uygulayacağız.
14 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçeceğiz. Bütün bu yatırımlarımızın şehirlerimize, üreticilerimize, çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum.
Nisan ayındaki zirai dondan etkilenen bütün üreticilerimize geçen yıl toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Maalesef geçtiğimiz günlerde de bazı illerimizde dolu, hortum ve selden hem üreticilerimiz hem vatandaşlarımız etkilendi. Kendilerine buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Başta Tarım Bakanlığımız olmak üzere devletimizin ilgili birimleri hemen sahaya indiler, üreticilerimizi rahatlatmak için seferber oldular.
Değişen iklim şatları, küresel ısınma bize bu ve benzeri olayların devam edeceğini söylüyor. O yüzden sizleri mutlaka tarım sigortası yaptırmaya davet ediyorum. Hali hazırda prim ödemelerinin yüzde 70'e kadar olan kısmını devlet olarak biz karşılıyoruz.
Tüm bunların yanında deprem bölgesi için yeni bir yatırım paketini daha hayata geçirdik. Toplam 11 milyar liralık bu kaynağı 11 ilimizde üretimin güçlendirilmesi için harcıyacağız.
2026 yılında 14 buçuk milyar lira olan kırsal kalkınma destek bütçemizin yarısını genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerimize ayırıyoruz. Ayrıca küçükbaş hayvancılığını detseklemek amacıyla yeni bir projeyi daha devreye sokuyoruz.
Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek adını verdiğimiz projenin ilk etabında 150 bin küçükbaşı üreticilerimize uygun şartlarda vereceğiz. Projeden faydalanacak her üreticimize 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edeceğiz. Bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğini biz karşılayacağız. Projenin finansmanı için üreticilerimiz Ziraat Bakası'ndan faizsiz kredi kullanabilecek. Bu kredilerde 2 yıla kadar gerş ödemesiz, devamında da 7 yıla kadar vade seçenekleri var.
Projeden faydalanan üreticilerimizin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl biz karşılayacağız. TİGEM çiftliklerinde yetişen üstün genetiğe sahip bu hayvanlarımızın da dağıtımını da bölgelere uygun ırklara göre biz yapacağız. Bu projede kadın ve genç üreticilerimize öncelik vereceğiz. Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlerimize de bu projeye başvumaları halinde öncelik sağlayacağız. Böylece hem gençlerimiz kendi doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak hem de üretime ve istihdama güç katacak. İlk hayvanları da yetiştiricilerimize bu yıl içinde teslim edeceğiz."
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 İstihdam Haber Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.