Açıklamada, İsrailli aşırı sağcı bakanların öncülüğünde yerleşimcilerin İsrail güvenlik güçlerinin korumasında Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskınlar, yerleşke içerisinde İsrail bayrağı açılması, İsrail polisi tarafından çadır kurulması ve diğer provokatif eylemler en güçlü ifadelerle kınandı.
Söz konusu uygulamaların uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün açık ihlali olduğu belirtilen açıklamada, İsrailli bakanlar ve grupların kışkırtıcı söylem ve eylemlerinin nefreti ve aşırıcılığı körüklediği, iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı barış çabalarını olumsuz etkilediği ifade edildi.
Açıklamada, Kudüs'ün Eski Şehir bölgesi ile ibadet yerlerine erişime getirilen kısıtlamaların uluslararası hukuka aykırı olduğu savunularak, İsrail'in işgal altındaki Kudüs ve buradaki İslami ve Hristiyan kutsal mekanları üzerinde egemenliğinin bulunmadığı vurgulandı.
Dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamalarını da kınayarak, Kudüs ve kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddettiklerini belirtti.
Açıklamada ayrıca, Mescid-i Aksa yerleşkesinin tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet alanı olduğu ifade edilirken, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesatlar Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıflar İdaresi'nin Mescid-i Aksa'nın yönetiminden ve girişlerin düzenlenmesinden sorumlu tek yetkili kurum olduğu kaydedildi.
Bakanlar, İsrail'e Eski Şehir'e erişim kısıtlamalarını kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa'ya girişini engelleyen uygulamalara son vermesi çağrısında bulunurken, uluslararası toplumu da İsrail'in Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlara yönelik ihlal ve uygulamalarını durduracak kararlı adımlar atmaya davet etti.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 İstihdam Haber Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.